Amaaan yine saçma sapan bir kitap seçmişim, ne diyeyim:( Biraz kitap seçimlerimden sıkıldım bu aralar. Yaz geldi aklım beş karış havada diye düşünmeden ilerliyorum sanırım. "2 pembe, biraz mavi, biraz yeşillik, bir de şapka koy kapağa, hooop strawberry alsın" gibi bir durumlardayım, acilen düzelmem lazım. neyse şu anda okumakta olduğum kitaptan umutluyum. ne de olsa ilk kitabı-ve uyarlanan filmine aşık olmuştum... Ama konumuz bu değil, değil mi?:)
O yüzden geçen yıl başında aldığım karara sadık kalarak bıraktım kendisini. Aslında tam bırakma da sayılmaz, bazen sonunu merak ettiğim ama izlemekten sıkıldığım filmlerde yaptığım gibi ileri sararak okudum. Yani atlaya zıplaya, genelini anlayayım, bir de sonunda ne olmuş kavrayayım yeter okuyuşu. Direkt elimden fırlatma safhasına gelmedim. Sonu da yavan, kendi de yavan. Hiç almayın, zaman harcamayın. Sevgili yazar için üzgünüm kusura bakmasın. Çok mu sert giriştim? Ama çok sıkıldım ne yapayım... İsteyene hemen yollarım.
Bir de kitabın kontrolünü yapanlara 2 çift lafım olacak. yani bre kişi (titrini bilmiyorum valla), yani bir kitabın düzgünlüğünden sorumlu insan sensen şunun gibi bir cümleyi nasıl gözden kaçırırsın: Ali geldi eve Ali. Tabi ki uydurdum şimdi bu cümleyi de yani nasıl bir özensizlik, nasıl bir baştan savmalık? Yani bundan çıkacak ana fikir kendisi de kitabı okurken sıkılmış ve okumamış! Bu kadar! Doalyısıyla da 50 tane düzeltmeyi yapmamış. Yazık valla, yazık...





